İslâm, dünya ve ahiret mutluluğunun yolunu göstermek üzere Allah tarafından gönderilen gerçek ve ebedî dindir. O, ferdin iç huzuruna ermesi için olduğu kadar; cemiyetin ahenk içinde yaşaması, içtimaî bünyenin sıhhatle çalışması için de gerekli bütün tavsiye ve prensipleri ihtiva etmektedir. İslâm, insan hayatının her yönü ve insan faaliyetlerinin her çeşidi ile çok yakından ilgilenir.
Zaman zaman bir kısım yeni uygulamaların islama aykırı olduğu ifade edilir ve Bidat olduğu söylenir. Bu açıdan Bidatın ne olduğu bilinmeli ki her yeni uygulamaya, islama aykırı diye karşı çıkılmasın.
Örneğin:
Efendiler Efendisi’nin (s.a.s.)ilk tilmizlerinden ve rahle-i tedrisine oturup feyiz alan sahabîlerden İbn Mesud, pek çok Nebevî beyanın ve Kur’ân tefsirinin bize ulaştırılmasına vesile olan seçkin bir sahabîdir. İsmi Abdullah, künyesi de Abdurrahman’dır. İbn Ümmi Abd adıyla da anılırdı.
Cömertliğin ne olduğunu Allah Teâlâ’dan öğrenelim:
Cömertlik, malını hem bolluk hem darlık zamanında Allah rızâsı için harcamak demektir.
Diğer bir söyleyişle, Allah’ın kendisine rızık olarak verdiğini yine Onun yolunda harcamaktır.
“İnsanoğlunun her hayırlı teşebbüsünde yoluna şeytan çıkar, değişik oyunlarla ona engel olmaya çalışır.” buyuran Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) devamla, şeytanın Müslüman olma, savaşa gitme ve hicret etme hususunda insanın yolunu kesmeye çalıştığını misal olarak anlatır.
Merhum Mevdudî “Kur’ân’da Dört Terim” adlı kitabında, İslâm ümmetinin hicrî üçüncü asırdan sonra İlah, Rab, Din, İbadet konusunda sahih anlayışı yitirdiğini iddia eder ve bunların doğrusunu kendisinin bulduğunu ve bildirdiğini söyler.
Çağının büyük âlimlerinden Câhız (Ö. 869), “ilim şehrinin kapısı” Hz. Ali’nin hikmetli sözleri arasında “her biri bin kelimeye denk” yüz sözü derlemiş:
Bu özlü cümleleri, Harizmşahlar devletinin meşhur şair ve yazarlarından Reşîdüddîn Vatvat (Ö. 1182), “Matlûbü Külli Tâlib, min kelâmi Emîr’il-Mü’minîn Ali bin Ebî Tâlib” adıyla Farsça olarak tercüme edip izah etmiş. Sonra da bu eseri [...]
Allahu Ekber ne güzel bir dua buyrun izlein amin deyiniz
Hazret-i Hüseyin radıyallahu anh Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem efendimizin sevgili ikinci torunu… Hazret-i Ali (r.a.)’ın küçük oğlu… “Şehid” lakabıyla meşhur… Başına gelen acı hadiseler dolayısıyla İslâm ümmetinin yüreklerini sızlatan bir yiğit… “Kerbelâ şehidi” diye tanınan bir sevgili mazlum insan…
Çok konuşulan ama bütün yönleri ile ele alınmayan bir mevzudur evlatlık edinme meselesi. İslamî değerlere saygılı kesim genelde bu meseleyi sadece mahremiyet perspektifinden değerlendirip diğer boyutlarını ihmal eder.