Büyüklerin Hayranlık Uyandıran Hallerinden Örnekler

Evet, ilim ve tasavvuf büyüklerinin hayranlık duyduğumuz hallerine bugün geçmişten daha çok ihtiyaç duymaktayız. Onların bizlere aşk ve şevk veren menkıbe ve ahlaki tavırları, bizim bu konuda ne kadar geride bulunduğumuzu göstermesi açısından da manidardır. Devamını Oku

Yorum YazılmamışNisan 14th, 2010


Ben Hiçbir Kardeşe Tepeden Bakmadım

Muhterem Üstaz (k.s) hazretlerinin bütün sözlerinde letafet, hallerinde nezafet ve davranışlarında nezaket görülürdü. Hangi ortamda bulunursa bulunsun onun bu güzel ahlakını müşâhede etmek mümkündü. Devamını Oku

Yorum YazılmamışNisan 2nd, 2010


İzmir Konsili ve Hıristiyanlık

İlahi kitapların üçüncüsü olan İncil,Hz. İsa’ya (a.s.) indirilmiştir.Bugün Hıristiyanların elinde bulunan ve “Ahd-i Cedid”(Yeni Ahit) adını taşıyan kitaplar Hz.İsa’ya (a.s.) Allahü Teala tarafından gönderilen İncil değildir.Kur’an-ı Kerim’de de bildirilen İncil’in tahrifi ve çok sayıda İncillerin ortaya çıkmasının sebebi o devirdeki baskı,zulüm ve Hıristiyan mezhepleri arasındaki ihtilaflardır. Devamını Oku

Yorum YazılmamışNisan 1st, 2010


Kafire Kafir Demek

Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin : “Köre kör demek nasıl eziyet edici bir söz ise, kafire kafir demek de bu ölçüde eziyet verici sözdür.” cümlesi eleştiriliyor ve Allah’ın Kur’an–ı Kerim’inde, yaklaşık 350 ayette “küfür” kelimesini değişik kalıplarda kullandığını ve Kafirun suresinin : Devamını Oku

Yorum YazılmamışNisan 1st, 2010


Hatırımıza Allah Geldi

İmam Rabbani’nin hocası ve yol göstereni (mürşid),Hindistan İslam’ının temel taşlarından Baki Billah,Hindu işçilerinin çalıştığı tarlalardan geçmektedir…Kendisini tanımamalarına ve kim olduğu hakkında bir fikirleri olmamasına rağmen onu gören Hindular işlerini bırakarak,gözlerini ona dikmektedirler…
Hindu işçiler içine düştükleri bu garip hali,Baki Billah’ın arkasından giden müridlerine açarlar;”Kim bu adam?Onu görünce aklımıza Allah geldi”…

Yorum YazılmamışMart 30th, 2010


Onun Haberi Varmı

Hz. İbrahim Nemrud’un mancınığından fırlamış,ateşe doğru uçmaktadır.Allah hz.Cebrail’e emreder:
“Yetiş dostumu kurtar ateşe düşmesin” der.
Cebrail yetişir.Hak dostunu tutar…Hz. ibrahim ise kaşlarını çatarak sorar:
“Benim halimden O’nun haberi varmı?”
“Evet”der.İbrahim:
“Öyleyse sen çekil aradan”diye devam eder.
Dost,bir kez daha dostluk sınavını tam puanla kazanmıştır.Araya hiç kimsenin girmesini kabul etmemiştir.
Allah bu kez ateşe emreder:
“Ey ateş!İbrahim’e karşı serin ve selametli ol” (Enbiya,69)
İbrahim’in ayağı bastığı sırada ateş,bir gül bahçesine dönüşür.

Yorum YazılmamışMart 30th, 2010


Peygamberimizin (s.a.v.) Bağışlaması

Abdullah bin Ebi Bekir (r.anhüma) buyurdu: “Bir adam bana şöyle anlattı;Huneyn harbi günü ayağımda sert ve ağır bir nalin vardı.Onunla Resulullah’ın ayağına bastım.O elindeki bir sopa ile beni dürttü ve: “Bismillah,canımı acıttın” buyurdu.
Sonra bütün gece “Resulullah’ı incittim” diye kendimi ayıplayarak sadece Hazret-i Allah’ın bileceği hal üzere sabahladım.Sabah olduğu vakit bir adam fülan nerededir diye beni arıyordu. Devamını Oku

Yorum YazılmamışMart 29th, 2010


Haram Yiyenin İbadeti Kabul Olmaz

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Kıyamet günü Tihame dağları kadar sevapları olan topluluklar gelecek.Onlar Allah’ın huzuruna getirildiğinde,Allahü Teala onların sevaplarını heder edecek ve onları cehenneme atacaktır.” buyurdu.
Ebu Huzeyfe’nin (r.a.) azatlı kölesi Salim (r.a.): “Anam babam sana feda olsun,ya Resulallah! Bu toplulukların kim olduğunu bize bildir,biz de bilelim.Seni hak peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki,ben onlardan olmaktan korkuyorum,”dedi
Resulullah (s.a.v.): “Ey Salim! Onlar namaz kılarlar ve oruç tutarlardı. Ancak kendilerine haramdan birşey verildiği zaman hemen atılıp onu alırlardı.Bundan dolayı onların amellerini kabul etmedi,”buyurdu.

Yorum YazılmamışMart 25th, 2010


İnsanların En Şerlisi

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Ashabına sordu:
“Size insanların en kötüsünü haber vereyim mi?”
Ashab:
“Evet, Ey Allah’ın Resulu deyince; Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Devamını Oku

Yorum YazılmamışMart 25th, 2010


Mezhepsizlik En Büyük Bid’attir

Şu soruya bakın: “Peygamber zamanında mezhep mi vardı?” Elbette yoktu, olamazdı, çünkü din henüz tamamlanmamıştı, ceste ceste Kur’ân iniyordu, Peygamber Ashabına İslâm’ı öğretiyordu. Peygamberin ölümünden hemen sonra fıkıh mezhepleri kurulmadı. Devamını Oku

Yorum YazılmamışMart 25th, 2010